Adana Haberleri, Adana Son Dakika Haberleri, Son Dakika Haberleri

Sanayicilere “Stratejik Yönetim” semineri

Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (BTÜ) İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efe Efeoğlu, firma yöneticilerinin katılımıyla AOSB Ceyhan Salonu’nda gerçekleşen seminerde, stratejik yönetimin çok derin bir konu olduğunu belirtti.

Katılımcılar arasında mutlaka farklı tecrübelerde, farklı birikimlerde yöneticiler bulunduğunun altını çizen Efeoğlu, stratejik yönetimin temelinde, piyasalarda olup biten olaylar ve pazarlama konusundaki gelişmelerin yattığını ifade etti.

Geçmişten bugüne yönetim şekillerine bakıldığında çok ciddi bir değişimin söz konusu olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Efe Efeoğlu, “Geçmişte 100 birim mal üretiliyordu, 100 birime bin kişilik talep vardı. Dolayısıyla böyle bir ortamda üretilen her şey satılıyordu. Böyle bir ortamda ekstra yönetim veya pazarlama faaliyetine de gerek duyulmuyordu. Zamanla arz-talep dengesi piyasadaki yapıya göre değişmeye başladı. İşin içine maliyetler girdi, yavaş yavaş rekabet söz konusu olmaya başladı. Farklı oyuncularla rekabet arttı, 100 birim arz varken, talep 80’e, 70’e düştü” dedi.

“Artık müşteri son derece bilinçli”

Bu noktada işin içerisine kapasite, maliyet, pazarlama ve kalite gibi yeni kavramların girdiğini kaydeden Efeoğlu, şöyle devam etti:

“Ve geldiğimiz noktada bugün ürettiğimiz tüm mal ve hizmetin nihai amacı olan müşteri son derece bilinçli bir hale geldi. Artık baktığınızda herhangi bir ürün, çok kısa süreler içinde piyasaya giriyor ve müşteri bu mal veya hizmeti değerlendirebiliyor. Bu konuda ciddi bir bilinç söz konusu. Olaya bu açıdan baktığınızda, stratejik yönetimin temeli zaten maliyetle birlikte müşteriye en iyi ürünü en hızlı şekilde sunmakla ilgili. Bunu yaparken de rakiplerin faaliyetlerini göz önünde bulundurmakla ilgili.”

İş ortamında yaşanan değişikliklerin stratejik yönetimin bilinç düzeyini de artırdığını kaydeden Doç. Dr. Efe Efeoğlu, “Nasıl bir değişim var? Üretilen malı satmak vardı eskiden, şimdi müşterinin taleplerine göre mal üretmek var. Genel olarak değişen iş ortamı, kendi dinamikleri içerisinde farklılıklar gösterse de bu süreç devam ediyor. Eskiden teknolojiyi takip ederdik. Şimdi artık özgün teknoloji üreten, özgün teknolojiyi kullanan şirketler daha ön plana çıkıyor. Eskiden anahtar kelime gelenekselcilikti, bugün geldiğimiz noktada yenilikçilik. Eskiden şirketlere baktığınızda ortalama şirket ömrü 50 civarındaydı, şimdi bakıyorsunuz kurulan şirket kadar kapanan şirket var. Şirketlerin ömrü kısalmış durumda. Tüm bunların dikkate alındığı süreç bizim için stratejik yönetim” ifadelerini kullandı.

“Bilginin sürekli güncellendiği ortamda değişmemek mümkün değil”

İçinde bulunduğumuz yüzyılda iki faktörün ön plana çıktığına işaret eden Efeoğlu, “Birincisi kaynakların dağıtımı, diğeri ise değişime uyum. Değişim, en güncel kavramlardan birisi. Her yıl bu dünyada 2 milyar GB’lık bilgi üretiliyor. Korkunç bir şeyden bahsediyoruz. Bu kadar değişimin olduğu bir ortamda, stratejik yönetimin varoluş nedenlerinden birisi de budur. Burada ise anahtar kelime adaptasyondur. Böyle bir ortamda değişmemek mümkün mü? Stratejik yönetim bizim bu ortama uyum sağlamamızı gerektiriyor” şeklinde konuştu.

Bir önceki yazımız olan (Özel Haber) Sedat Sözlü: "Bu takım bir türlü kazanmayı öğrenemedi" başlıklı makalemizde Bilim Teknoloji, Borsa ve Döviz hakkında bilgiler verilmektedir.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir